REHBER
Şirketinizin Muhasebecisi Var. Peki Finansınızı Kim Yönetiyor?
İçindekiler
Bir şirket büyürken genellikle satış ekibi büyür, personel sayısı artar, yeni araçlar alınır, yeni şubeler açılır, banka limitleri yükselir.
Muhasebe departmanı da doğal olarak büyür.
Fakat birçok işletmede bir görev uzun süre boş kalır:
Finansın gerçekten yönetilmesi.
Çünkü muhasebe ile finans yönetimi birbirine çok yakın görünse de aslında aynı şey değildir.
Muhasebe ağırlıklı olarak işletmenin gerçekleşmiş işlemlerini kayıt altına alır, raporlar, mevzuata uygunluğunu takip eder ve şirketin mali tablosunu ortaya çıkarır.
Finans yönetimi ise başka sorular sorar:
Önümüzdeki 3, 6 ve 12 ayda şirketin nakit pozisyonu ne olacak?
Hangi müşteriler şirketin parasını finanse ediyor, hangilerini aslında şirket finanse ediyor?
Bankalardaki kredi limitleri doğru kullanılıyor mu?
Borçların vade ve maliyet yapısı sağlıklı mı?
Şirket gerçekten kâr mı ediyor, yoksa büyürken nakit mi kaybediyor?
Yeni yatırım için doğru zaman mı?
Stoklara ne kadar para bağlı?
Kur ve faiz hareketleri şirketi ne kadar etkiliyor?
Hangi ürün, şube veya faaliyet gerçekten para kazandırıyor?
Ve belki de en önemlisi:
Şirketin sahibi bugün önüne gelen finansal rakamlara bakarak önümüzdeki altı ay için hangi kararı almalı?
İşte bu noktada muhasebenin yanında bağımsız bir finans yönetimi fonksiyonuna ihtiyaç başlıyor.
Kâr eden şirket neden nakit sıkıntısı yaşar?
Bir işletmenin gelir tablosunda kâr görünmesi, kasasında aynı miktarda para bulunduğu anlamına gelmez.
Satışlar artabilir ancak tahsilat vadeleri uzuyorsa şirketin finansman ihtiyacı da büyüyebilir.
Stoklar artabilir.
Müşteriler geç ödeme yapabilir.
Kredi taksitleri aynı döneme yığılabilir.
Döviz açık pozisyonu oluşabilir.
Yeni yatırımlar işletme sermayesini tüketebilir.
Sonuçta şirket büyürken dahi nakit sıkıntısına düşebilir.
OECD çalışmalarında da özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler açısından nakit akışının ve finansal yönetim kapasitesinin şirketlerin büyümesi ve finansmana erişimi açısından önemli olduğu vurgulanıyor.
Bu nedenle şirket yönetiminde yalnızca:
“Bu ay ne kadar kâr ettik?”
sorusunu sormak artık yeterli değildir.
Asıl soru şudur:
“Önümüzdeki aylarda paramız nereden gelecek ve nereye gidecek?”
Her şirketin tam zamanlı bir Finans Direktörüne ihtiyacı var mı?
Hayır.
Belki de konunun en önemli noktası bu.
Belirli büyüklüğe ulaşmış birçok işletmenin profesyonel finans yönetimine ihtiyacı vardır; fakat her şirket için tam zamanlı bir Finans Direktörü istihdam etmek ekonomik veya operasyonel olarak gerekli olmayabilir.
Bunun yerine şirket yönetiminden ve muhasebe departmanından bağımsız bakabilen bir dış finans danışmanı veya dönemsel Finans Direktörü modeli uygulanabilir.
Bu yapı şirketin muhasebecisinin veya mali müşavirinin alternatifi değildir.
Tam tersine, onların ürettiği finansal verileri yönetim kararlarına dönüştüren ikinci bir katmandır.
Muhasebe “ne oldu?” sorusunun cevabını ortaya koyarken, finans yönetimi ağırlıklı olarak:
“Neden oldu, bundan sonra ne olacak ve ne yapmalıyız?”
sorularına odaklanır.
İyi bir finans yönetimi neleri takip etmeli?
Profesyonel bir finans yönetimi yalnızca banka bakiyesini kontrol etmek değildir.
Şirket yönetiminin önünde düzenli olarak şu tablo bulunmalıdır:
Nakit akış projeksiyonu
Alacak ve tahsilat yaşlandırması
Borç ve ödeme takvimi
Banka kredi ve limit yapısı
Finansman maliyetleri
Döviz pozisyonu
Bütçe – gerçekleşen karşılaştırması
Şube, ürün veya faaliyet bazında kârlılık
Stok ve işletme sermayesi analizi
Yatırım fizibiliteleri
Alternatif finansman senaryoları
Finansal riskler
3, 6 ve 12 aylık finansal öngörüler
Ama bütün bunların üzerinde çok daha önemli bir çıktı vardır:
Yönetim için sade ve anlaşılabilir bir karar ekranı.
Çünkü bir işletme sahibinin ihtiyacı yüzlerce satırlık Excel dosyası değil;
“Bugün neye dikkat etmeliyim?”
sorusunun cevabıdır.
Şirketler büyürken finansal yönetim de büyümeli
Bir işletmede cironun büyümesi tek başına başarı göstergesi değildir.
Kontrolsüz büyüme;
daha fazla alacak,
daha fazla stok,
daha yüksek kredi kullanımı,
daha büyük kur riski
ve daha yüksek işletme sermayesi ihtiyacı anlamına gelebilir.
Bu nedenle şirket büyüdükçe finansal kararların yalnızca geçmiş dönem rakamlarından değil, geleceğe yönelik senaryolardan hareketle alınması gerekir.
OECD'nin çalışmalarında da finansal planlama, sağlıklı finansal yönetim ve güvenilir finansal verilerin işletmelerin finansmana erişimi ve yatırım kapasitesiyle ilişkisine dikkat çekiliyor.
Belki de şirketinizin yeni bir çalışana değil, yeni bir bakış açısına ihtiyacı vardır
Bazı şirketlerin Finans Direktörü istihdam etmesi gerekir.
Bazılarının ise haftada veya ayda belirli sürelerle şirketin rakamlarını bağımsız biçimde değerlendirecek deneyimli bir finans yöneticisine ihtiyacı vardır.
Önemli olan unvan değildir.
Önemli olan işletme sahibinin şu soruların cevaplarını zamanında görebilmesidir:
Param nerede?
Önümüzdeki aylarda ne kadar nakde ihtiyacım olacak?
Bankaya gereğinden fazla mı ödüyorum?
Gerçekte hangi işim para kazandırıyor?
Bu yatırımı yaparsam altı ay sonra nakit durumum ne olur?
Bugün görmediğim finansal risk nedir?
Çünkü şirketler çoğu zaman finansal sorun ortaya çıktığı gün değil, aylar önce alınan kararlar nedeniyle zorlanır.
İyi finans yönetiminin görevi de sorun ortaya çıktıktan sonra rakamları açıklamak değil;
sorun oluşmadan önce yönetimin önüne koymaktır.
Şirketinizin finansal yapısını birlikte değerlendirelim
Nakit akışı, finansman maliyetleri, bütçe, işletme sermayesi ve finansal risklerin mevcut durumunu inceleyerek yönetimin önüne daha net bir finansal tablo koyabiliriz.
Prime Kıbrıs Danışmanlık ile iletişime geçin.
Size Uygun Projeleri Bulalım
Kısa Yatırımcı Testi ile ihtiyaçlarınıza en uygun projeleri keşfedin.
Kuzey Kıbrıs hakkında karar vermeden önce birlikte değerlendirelim.